1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Zeytinde Sulama ve Toprak İşleme

1. Zeytinde Sulama

Hızla artan Dünya nüfusunun yiyecek ve giyecek gereksinimlerinin karşılanmasında, modern tarım teknikleri yanında, sulu tarım önemli bir ter tutmaktadır. Ancak , günümüzde nüfus ve sanayideki artış ile birlikte içme, kullanma ve endüstriyel amaçlı su kullanıma da giderek artmakta ve tarımsal kaynaklı su kullanımını ile büyük rekabet yaşanmaktadır. Hatta bazı bölgelerde ve yıllarda yaşanan kirlilik ve kuraklık gibi nedenlerle tarımsal amaçlı su kaynakları tamamen yok olabilmektedir. Sorunun çözümüme yönelik ilk olarak tarımsal amaçlı kullanılan suyu bilinçli ve tekniğine uygun olarak yapmak gerekir. Genel anlamda sulama, optimum bitki gelişimi yönümden gereksinim duyulan ve doğal yolla karşılanamayan suyun uygun zamanda ve miktarda, yapay yollarla bitki kök bölgesine verilmesidir.

Sulamanın Yararları
Gereksinim duyulan sulama suyunun bitki kök bölgesinde depolanması ile bitki su ihtiyacının karşılanması, böylelikle de devamlı ve kararlı bir bitki yetiştiriciliğinin yapılmasıdır.Bunun yanı sıra topraktaki fazla tuzun yıkanmasını sağlar, mevcut taban taşını yumuşatır, toprak ve bitki civarındaki havayı serinletir ve özellikle ticari gübreler su ile birlikte toprağa verilir

Zeytinde Sulama
Sulamanın zeytincilikte çok eskiden beri uygulanan ve etkinliği şüphe götürmeyecek bir kültürel işlem olduğu ve bu konuda yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, günümüzde zeytin sulamasının ekonomik olmayacağı görüşünün de artık terk edildiği gerçektir. Nitekim, ülkemizin zeytin yetiştirilen bölgelerinde yapılan gözlemlere göre de kurak geçen yaz aylarında düşen yağışların istenileninden az olması sebebiyle birkaç uygulanan sulamanın , sulanmayan koşullara oranla verimde büyük bir artışın olduğu gözlenmiştir. Öte yandan, zeytinde iyi ve düzenli bir sulama programı uygulanması sonucu elde edilecek yararlar yıldan yıla kendini gösterecektir ve aynı zamanda ağaçların üretken ve sağlıklı kalmasını sağladığı, yetersiz bir sulamanın ise verim düşüklüğüne, kalitede bozulmaya ve ağaçları bodurlaştırdığı belirlenmiştir.

İklim Ve Toprak İstekleri
Zeytin kışları ılık ve yağışlı, yazları ise sıcak ve kurak geçen iklim koşullarında yetişebilen tipik Akdeniz bitkisidir. Yaklaşık olarak 2 ay kadar süren dinlenme periyodu içinde 10C den daha düşük hava sıcaklıkları çiçek tomurcuklarının farklılaşmasına neden olmaktadır. Bazı zeytin çeşitleri kış mevsimimde sıcaklığın daha düşük olduğu bölgelere adapte olmuştur ancak, bu koşullar altında çiçeklenmenin azaldığı gözlenmiştir. Zeytin, dinlenme periyodu boyunca 6C ye kadar olan kısa süreli donlara dayanlıklı olmakla birlikte, bitkinin meyve oluşumu sırasında aşamasında meydana gelebilecek donlar özellikle yağlık çeşitleri etkilemektedir. Yüksek hava sıcaklıkları ve kuru rüzgar meyve tutum yüzdesinin azalmasına, genç meyvelerinin dökülmesine ve ağaçta kalanların ise kuruyarak büzülmesine neden olmaktadır. Zeytin derin, hava kapasitesi yüksek ve drenajı iyi olmak koşuluyla, verimliliği düşük topraklarda bile ürün vermektedir. Suyla doygun toprak koşullarında ise oksijen eksikliği ve mantari hastalıkların artması söz konusudur

Su Gereksinimi
Zeytin hep yeşil bir bitki olduğundan, bütün yıl boyunca su tüketir. Zeytin genellikle yıllık yağışı 400-600 mm dir. Yüksek verim için 600-800 mm lik yağışa ihtiyaç vardır. Zeytinin su gereksinimine en çok duyduğu zaman yaz aylarıdır. Yaz aylarında gereksinim duyduğu ve bu gereksinim iklim, çeşit, fizyolojik koşullar (toprak kliması) ve plantasyon durumuna (özelikle ağaç sıklığı ve budama )bağlı olarak değişiklik gösterdiği vurgulanmaktadır. Zeytin yetiştirilen ülkelerde çeşitli araştırıcılar tarafından su tüketimi belirlemek amacıyla potansiyel evapotranspirasyon baz alınarak yapılan araştırmalar, zeytinde aktüel evapotranspirasyon potansiyel evapotranspirasyon %60-70’i civarında olduğunu ortaya koymuştur. Zeytinin su gereksinimi; gelişmenin başlangıcı ve somak oluşumunda 186 mm, çiçeklenme aşamasında 50 mm, meyvelerin büyüme aşamasında 378 mm, meyvelerin olgunlaşma aşamasında ise 150 mm olmak üzere, toplam 764 mm olarak saptanmıştır.

Su Verim İlişkisi
Yarı tropik iklim koşullarında kış aylarında yararlanarak yetiştirilen zeytinin gelişme periyodu içinde yapılması gereken kültürel işlemlerin uygulanma zamanlarını da içeren yıllık gelişim döngüsü şekil 1’de görülmektedir.

Fenolojik Olay

Dönemi

Su Stresinin Etkisi

Sürgün büyümesi

Genelde kışın geç döneminde yaz başlangıcında ve sonbahara kadar

Sürgün büyümesini azaltır.

Çiçek tomurcuğunun oluşumu

Şubat-Nisan

Çiçek tomurcuğu azalır.

Çiçeklenme

Nisan-Mayıs

Çiçeklenmesi tamamlanamaz

Meyve tutumu

Mayıs-Haziran

Düşük meyve tutumu, periyodisitenin artması

Meyve büyümesi

Haziran Temmuz

Hücre bölünmesi azaldığı için meyve hacminin küçülmesi

Meyve genişlemesi

Ağustos-Hasat

Hücre uzamasının azalmasına ve meyvenin küçülmesi

Yağ birikimi

Eylül-Hasat

Meyvede yağ içeriğinin azalması

Tablo 1: Kuzey yarım küresinde Yarı tropik İklim Koşullarında Kış Yağışlarından Yararlanarak Yetiştirilen Zeytinin Yıllık Gelişim Döngüsüdür.

Yarı tropik bölgelerde zeytinin kök bölgesinde kış yağışlarından ötürü depolanmış durumunda bulunan su, genellikle yaz mevsiminin büyük bir bölümünde bitki için yeterli olabilmektedir.. Ancak, yüksek verim için,bitkinin çekirdek sertleşmesi aşamasından başlayarak meyve oluşumu aşamasının sonuna kadar olan periyot içinde suya gereksinim vardır. Meyve oluşumu aşamasında toprakta yeteri kadar suyun bulunması meyve büyüklüğünü ve et/çekirdek oranı artmakta, buna karşılık renk değişiminin gecikmesine ve olgunlaşma periyounun uzamasına neden olmaktadır. Yağlık çeşitlere oramla et/çekirdek oranının daha yüksek olması istenen sofralık zeytinlerde bitkinin meyve oluşumu aşamasında daha fazla suya gereksinimi vardır.

Kış yağışlarının yetersiz olduğu yarı tropik iklim koşullarında zeytinin çiçeklenme aşamasında da suya gereksinim vardır. Söz konusu gelişim aşamasında topraktaki su eksikliği çiçek ve meyve dökümünün artmasına neden olabilir. Bunun için, çiçeklenme aşamasında sulamanın azot alınımını kolaylaştırması nedeniyle, bu gelişim aşamasının başlangıcında sulama yapılması önerilmektedir, yani zeytinin suya en duyarlı olduğu zaman çiçeklenme ve çekirdek sertleşmesi aşamalarıdır. Nitekim yapılan çalışmalar bunları desteklemektedir. Zeytinin aktif gelişme periyodu boyunca uygulanan yeterli bir sulama programı periyodisiteyi azaltma eğilimindedir. İlkbahar mevsiminde topraktaki su eksikliği aktif gelişmeyi olumsuz yönde etkilemekte ve o yılın yanında belki de gelecek yılın ürün miktarında bir azalmaya neden olmaktadır. Aşırı miktarda su uygulamasıyla meydana gelen toprak ıslaklığı ve dolayısıyla yetersiz havalanma köklerin çürümesine ve bunun sonucu olarak topraktan yeterli miktarda su alınamamasına, ayrıca sık yapraklanmaya, kısa boylu ve ensiz yaprakların oluşmasına neden olur ki, bütün bu olumsuz etkiler verim ve kaliteyi düşürür. Sulama suyunun kıt olduğu koşullarda, daha küçük bir ekim alanının su gereksinimini en üst düzeyde karşılamak yerine, kısıtlı su uygulamasına gidilerek su kaynağını daha geniş bir alandaki bitkilerin sulanmasına yöneltmek ve böylece toplam üretimi artırmak tercih edilmelidir.

Kök Gelişimi ve Su Alımı
Zeytin ağaçlarının kök sistemi dikimden 3-4 yıl sonra saçak şeklini alır ve zamanla giderek gelişme gösterir. Hava kapasitesi düşük ağır bünyeli topraklarda toprak yüzeyine yakın yerlerde kökler , hafif bünyeli topraklarda daha derinlerde bulunur. Yan kökler 12 m uzaklığa kadar gidebilir. Böylece ağaçlar besin elementleri ve su kullanımı yönünden büyük bir toprak hacminden yararlanır. Kökler toprak profilinin 0,8-1,0 m derinliliğinde bulunmasına karşın,1.2-1.7 m derinliğine kadar olan toprak suyunu alabilmektedir.

Sulama Programı
Kış yağışlarının 500 mm civarında olduğu zeytinlik yörelerde sulamalar, çekirdek sertleşmesi aşamasında ve bu aşamadan sonra olmak üzere 2 kez uygulanır. Kış yağışlarının yetersiz olduğu durumlarda ise sulamalar erken ilkbaharda çiçek tomurcuğu farklılaşma aşamasında, erken yazda çiçeklenme aşaması başlangıcında ve özellikle çekirdek sertleşmeye başladığı meyve oluşum aşamasında olmak üzere 3 kez yapılacağı gibi, keza bir şekilde a)çiçeklenmeden2-3 hafta önce, b)meyveler normal büyüklüklerinin 1/3 üne ulaştığında ve c) meyveler tam iriliği aldığında da yapılabilir.

Verim ve Kalite
Sulanan zeytin ağaçlarının meyveleri yüksek oranda yağ içeriği düzeyine, sulanmayanlarınkine oranla daha fazla zaman süresi içinde ulaşırlar. Keza , sulanan ağaçların meyvelerinde yeşilden siyaha dönüm sulanmayanlarınkine oranla daha çok zaman alır. Sulanmayan ağaçlardaki taze meyvelerin yüzde yağ içeriği değerleri sulananlara oranla daha yüksek olma eğilimdedir, fakat kuru madde yüzdesi olarak yağ içeriği değerlerinde az bir farklılığın olduğu belirtilmektedir. Aslında, sulamanın yüzde yağ içeriğine olan etkisi üzerinde kesin bir şey söylememekte ve bu konuda bazı araştırıcılar yağ yüzdesini düşürdüğünü, bazıları yükselttiğini, bazıları yağ oranının belirgin bir parametre olmadığını vurgulamaktadır. Konu hakkında araştırmalar devam etmektedir. Sulu koşullarda iyi bir ticari verim ağaç başına ortalama 50-65 kg olmakla birlikte 100 kg’a kadar çıkabilmektedir.

Zeytin Ağaçlarını Kuraklıktan Korumak İçin
1-Toprak işleme derin yapılmamalı
2-İlkbaharda ağaçların altında yabancı otlar biçilerek malçlanmalı veya tamamen işlenmek suretiyle toprak sıkıştırlmalı
3-Tek yönlü gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
4-Kurak sorun olduğu yerlerde ağaçlar alttan taçlandırılmalıdır.
5-Budama ile gereksiz dallar kesilerek ağaçtan uzaklaştırılmalıdır.
6-Kesinlikle ara ziraatı yapılmamalıdır.
7-Yeşil gübre olarak bitkiler erkenden sürülerek toprağa verilmelidir.

Sulama Zamanının Belirlenmesi
1-Bitkilerin görünüşüne göre sulama zamanının belirlenmesi
a)Yaprakların pörsümesi
b)Yaprakların solması
c)Gelişmenin yavaşlaması
2-Toprak neminin çeşitli yöntemlerle belirlenmesi
a)Gravimetrik metot
b)Bouyoucus alçı blokları
c)Tansiyometre ile
d)Nötron metre ile
e)His yöntemi ile

Zeytinin Sulanmasında Kullanılan Yöntemler
Sulama yöntemi deyimi kaynaktan tarla parseline kadar getirilen suyun bitki kök bölgesine veriliş biçimini tanımlar. Sulama suyunun toprağa verilmesinde kullanılan belli başlı yöntemler, yüzey, basınçlı, ve sızdırma sulama yöntemleri olmak üzere üç grupta toplanabilir.

Salma Sulama : Salma sulama yönteminde tarla başı kanallarından saptırılan su meyve bahçesine rasgele yayılmaya bırakılır. İstenen miktarda su kök bölgesine sızıncaya kadar arazi yüzeyinde su bulundurulur. Salma sulama yönteminin başarılı olması için arazi yüzeyinin çok düzgün ve sulama doğrultusunda dik yönde eğimsiz olması gerekir. Bu nedenle bazen hafif tesviye gerekir. Salma sulama yönteminin belli başlı tek avantajı, ilk yatırım masrafının çok düşük olmalıdır ve genelde sık dikilen bitkilerde kullanılır

Karık Sulama : Genellikle bütün sıra bitkileri.sebzeler ve meyve bahçelerinde ,bağlar, çilek ve benzeri bitkilerde kullanılır. Çok hafif bünyeli topraklar dışında bütün sulanabilir topraklarda kullanılır. Sulanacak araziler daha önceden yeknesak bir eğimle tesviye edilmelidir. Karık sulamada erozyon oluşturmayacak şekilde eğim oluşturmalıdır en ideal eğim % 0.2-2 arasındadır. Sulama mevsimi sonunda bozulmalıdır.

Çanak Usulü Sulama: Özellikle fidanlar için uygundur, çanak izdüşümü kadar su verilir. Ağaç büyüdükçe açılan çukurlarda büyütülür. Sulama mevsimi sonunda bozulmalıdır.

Yağmurlama Sulama: Yağmurlama sulama yönteminden su arazi yüzeyine yerleştirilen belirli aralıklarla yerleştirilen yağmurlama başlıklarından, belirli basınç altında püskürtülerek atmosfere, buradan da toprağa verilir.

Yağmurlar Sulama Yönteminin Üstünlükleri
1- Düzgün olmayan tarım alanlarında tesviyeye gerek yoktur.
2- Taban suyunu yükseltmeden kontrollü sulama yapılır.
3- Suyun kıt olduğu durumlarda sudan daha çok yararlanılır.
4- Ekim alanını artırabiliriz.
5- Ticari gübreler sulama suyu ile verilir.
6- Bazı meyve, sebze bahçelerinde dondan koruyabilir.
7- Su alma hızı yüksek hafif bünyeli topraklarda yüksek sulama randımanı sağlar

Yağmurlama sulama yönteminin uygulamasını kısıtlayan etmenler
1- Yağmurlama sistemlerinin birim alana düşen tesis masrafı yüksektir.
2- Sürekli enerji kullanmak gerektirdiği için işletme masrafı yüksektir.
3- Rüzgar suyu dağılımını olumsuz etkiler.
4- Bitkilerin tozlaşma döneminde zararlı olabilir
5- Bitki yaprakları ıslatıldığından bazı bitki hastalıkları yayılma eğilme eğilimi gösterir.

Damla Sulama Sistemleri
Damla sulama yönteminde arındırılmış su, düşük basınçlı bir boru sistemiyle damlatıcılarda boru şebekesinde basınç azaltılarak suyun toprak yüzeyine düşük debi ile damlalar biçiminde verilmesi sağlanır. Su damlatıcılardan çıktıktan sonra, toprakta doğal olarak yerçekimi ve kapillar kuvvetlerin etkisi ile hareket eder. Bu nedenle her bir damlatıcının ıslattığı alan suyun topraktaki yatay hareketi ile sınırlı kalır. Bu yöntemde temel ilke, bitkinin günlük olarak kullandığı suyu, isterse bitki besin maddeleri ile birlikte, bitkide aşırı bir su isteği yaratmadan vermektir. Her sulama az su uygulanarak sık aralıklarla sulama yapılır. İşletme basıncı 1 atm civarında ve damlatıcı debileri ise 2-16 L/h arasındadır.

Damla Sulama Sisteminin Üstünlükleri
1- Kısıtlı su kaynağı veya fiyatının yüksek olduğu durumlarda su tasarrufu ve sulama randımanı sağlar
2- İş saatinde indirim sağlar.
3- Ürünün istenilen miktar ve kaliteye ulaşması için ve kontrollü su temini
4- Bitki besin maddeleri sulama suyu ile birlikte verilir ve dolayısıyla gübrelerden en üst düzeyde yararlanılır.
5- Tuzlu topraklarda yada tuz oranı yüksek sulama suyuyla emniyetli bir sulama yapılır.
6- Bitki hastalık ve zararlıların gelişmesi önlenir.
7- Sulamanın yanında drenaj sistemine gerek yoktur.
8- Eğimli arazilerde tesviyeye gerek duymaz. Rüzgar etkili değildir.

Damla Sulama Sisteminde Karşılaşılan Sorunlar
1- Kimyasal, organik ve mekanik birikintiler nedeniyle damlatıcıların tıkanması
2- Yönetim kullanılacağı ideal süre ,damla frekansı ,iklimin fonksiyonu olarak her bitkiye iletilen su miktarı ,toprak ,ürünün çeşidi vb. gibi faktörlerle belirsizlik ve kontrol sorunları
3- Geleneksel ürün bakımı ve hasat çalışmalarının toprağın yüzeyine serilen borular nedeniyle engellenmesi
4- Özellikle yıllık ürün yetiştirilmesinde damlatıcıların sık sık kontrol edilmesi gerektiğinde tasarruf edilen çalışma zamanı tahmin edilenden azdır
5- Özelikle hafif topraklarda meyve ağaçlarının sulanmasında ,damlatıcı tarafından ıslatılan kök bölgesi alanı yeterince geniş değildir. Bu durumda ,her ağaç için orantısız şekilde daha fazla sayıda damlatıcı ve daha fazla metrajda boru gerekecektir ,bu da başında yüksek olan yatırım masraflarını daha da yükseltecektir.
6- Tuzlu sularda yapılan sulamalarda yüzeyde su biriktirmesi olacağından,yıkama amacıyla yağmurlama sulama veya yüzey sulama uygulamalarına gerek duyulur.

Sızdırma Sulama Yöntemi
Sızdırma sulamada su, bitki kök bölgesine toprak altında sızdırılarak verilir. Bu amaçla taban suyunu taban suyunu kontrol etmek için belirli aralıklarla derin tarla hendeklerinden yararlanılır veya toprak altına düşük basınç altında çalışan delikli(geçirgen) boru hatları yerleştirilir. Sistemde çok sayıda gömülü boru hattına ihtiyaç olduğundan ilk yatırım masrafı yüksektir. Ayrıca boru hattının tıkanması da önemli bir sorun çıkarmaktadır. Bunlardan dolayı uygulanan yöntem değildir.

2. Zeytinde Toprak İşleme

Toprak İşleme Tekniği: Yüzlek kökler, toprak işleme derinliğini sınırlar. Toprağı devirerek işleyen alet makinaların, kök sisteminde zarara yol açma riski vardır. Zeytinliklere önerilecek toprak işleme ile şu gerekler karşılanmalıdır:
• Toprak işleme derinliğinin, köke zarar vermeden uygulanması,
• Yağmur suyundan en iyi biçimde yararlanılması,
• Toprağın yüzey akışlarıyla sürüklenmesine (erozyon) karşı önlem alınması,
• Sürüm işlemleriyle hasadın kolaylaştırılması.

Hastalıkların da temeli olan kök yaralanmalarını önlemek için zeytinliklerde toprağı “dikey” doğrultuda işleyen kuyruk milinden hareketli tırmıkların (rototiller gibi) kullanılması daha uygundur.

Zeytinin geleneksel toprak işlemesinde; yağmurların üst yüzeyden aşağılara sızmasını kolaylaştırma ve ot savaşı için yaylı tırmık ve kültivatör kullanılmaktadır. 15-20 cm’deki bu işleme yüzlek kalırken, diskaro ilkbaharda ot savaşı için derin işlemektedir. Bu durumdaysa toprakta su tutma amacına ulaşılamamaktadır.

Yazın topraktaki suyun buharlaşarak yitirilmesini önlemek üzere toprak yüzeysel sürülmektedir. Otlanmanın hasadı zorlaştırmaması için hasat öncesinde ot ilaçları kullanılabilir. Hasadı kolaylaştırmak üzere de merdane çekilerek toprak bakım işlemi yapılmaktadır. Suyun, kök derinliğine geçişini iyileştiren bir yöntem, ilkbaharda toprağa karıştırılmak üzere yüzeyde bitki örtüsü (malç) bırakılmasıdır. Bu uygulama, erozyonun sınırlanmasına da hizmet eder.

Unutmayalım ki toprak da canlıdır. Her canlı gibi toprağın havaya, neme ve ısıya ihtiyacı vardır. Tekniğine uygun olarak işlenmemiş tarladan; istediğimiz verimi değil, sadece toprağın verdiği kadarını alabiliriz. Toprağımızı tekniğine uygun olarak işlemek suretiyle ısı,nem ve havalanmayı sağlamanın yanı sıra, toprağın yapısının da düzeltilerek, bitki kök sisteminin gelişmesine ve yayılmasına uygun bir ortam hazırlanması da gerekmektedir.